1 Eylül 2012 Cumartesi

Masonlar ve Kabala’nın sır dolu karanlık dünyası


"Bugün tüm dünyada materyalist felsefeye dayalı mevcut dünya sisteminin en büyük mimarı olan, ancak bu kimliğini perde arkasında tutan Masonlar ve Kabala arasındaki sırrı biraz açmak istiyorum. "

"Yanlız Masonlarla ilgili bilgileri paylaşırken şu gerçeğin de mutlaka bilinmesi gerektiği kanaatindeyim. Nasıl ateist Siyonistlerin yaptıkları yüzünden tüm Musevileri suçlayamazsak, aynı şekilde ateist Masonların gizli yeni dünya düzeni kurma hırsıyla palnaladıkları ve gerçekleştirdikleri eylemlerden tüm Masonları sorumlu tutamayız. Çünkü Masonların içinde de Allah'a bir olarak iman eden, insanlar arasında iyilik ve barışı talep eden kimseler vardır. Bu kimseler masonluk teşkilatının kargaşa çıkaran, din ahlakına karşı faaliyetler düzenleyen bir yapıdan çıkıp, güzel ahlakın yayılması için çalışan bir teşkilat haline gelmesine çalışmaktadırlar."


Önemli bir not : 
Alıntı yaptığım kaynak oldukça anlaşılır bir şekilde masonluk ve kabala hakkında bir makale yayınlamış, makaleyi hazırlayan kişinin yahudilerin ve masonların dikkatlerini fazla çekmemek için yukarıda kırmızı yazı ile belirlediğim konuyu da ekleyerek sapla samanı ayırmaya çalışmıştır. Yalnız kabalayı inceledikçe kesinlikle Allah (c.c.) inanmadıkları ve zaten herhangi bir şekilde bir dine mensup kişilerin kabala ve masonluk içinde var olamayacağını bu yapının bunu tamamen ret ettiğini belirtmek isterim.

Şimdi Masonlar ve Kabala arasındaki bağlantıya bakalım:

Her ikisi de mason olan İngiliz yazarlar Christopher Knight ve Robert Lomas, The Hiram Key (Hiram Anahtarı) adlı kitaplarında masonluğun kökeni hakkında önemli gerçekler açıklarlar. Yazarlara göre masonluğun Tapınakçılar'ın bir devamı olduğu açık bir gerçektir. Ancak bunun da ötesinde araştırdıkları konu, Tapınakçılar'ın kökeninin ne olduğudur.

Yazarların tezine göre, Tapınakçılar Kudüs'te bulundukları dönemde gerçekten de büyük bir değişim yaşamışlar, Hıristiyanlık inancı yerine başka öğretiler kabul etmişlerdir. Bunun temelinde ise, Kudüs'teki Süleyman Tapınağı'nda "keşfettikleri bir giz" yatar. Zaten Tapınakçılar'ın Kudüs'teki asıl hedefleri, Süleyman Tapınağı'nın harabelerini araştırmak olmuştur. Yazarlar, Tapınakçılar'ın "Filistin'e giden Hıristiyan hacıları korumak" şeklindeki görüntüsünün sadece bir kılıf olarak kullanıldığını, tarikatın asıl hedefinin çok daha farklı olduğunu şöyle açıklarlar:



Tapınakçılar'ın kurucularının herhangi bir zaman hacılara koruma sağladıklarına dair hiçbir kanıt yoktur, ama öte yandan Herod Tapınağı'nın (Süleyman Tapınağı'nın yeniden inşa edilmiş hali) yıkıntıları altında yoğun araştırma kazıları yaptıklarına dair son derece ikna edici kanıtlar buluyoruz.1

Bu konuda kanıtlar bulan yegane araştırmacılar The Hiram Key kitabının yazarları değildir. Fransız tarihçi Gaetan Delaforge şu benzer yorumu yapmaktadır:

(Tapınakçılar tarikatını kuran) Dokuz şövalyenin gerçek amacı, Yahudiliğin ve Eski Mısır'ın gizli geleneklerinin özünü içeren kalıntılar ve yazıları bulabilmek için bölgede araştırma yapmaktı.2

19. yüzyılın sonlarında Kudüs'te arkeolojik bir çalışma yürüten İngiliz Kraliyet araştırmacısı Charles Wilson da, Tapınakçılar'ın Kudüs Tapınağı'nın kalıntılarını araştırmak için oraya gittikleri kanısına varmıştır. Wilson, Tapınak'ın temellerinin altında bazı araştırma ve kazı izlerine rastlamış ve incelemeleri sonucunda bunların Tapınakçılar'a ait araçlar olduğunu belirlemiştir. Söz konusu araçlar halen Tapınakçılar hakkında büyük bir arşive sahip olan İskoçyalı Robert Brydon'un kolleksiyonundadır.3

The Hiram Key kitabının yazarları, Tapınakçılar'ın bu araştırmalarının sonuçsuz kalmadığını, bu tarikatın gerçekten de Kudüs'te, "dünya görüşlerini değiştiren" önemli bir şeyler bulduklarını yazmaktadırlar.Pek çok araştırmacı da aynı kanıdadır. Tapınakçılar'ın Hıristiyan bir dünyada doğmalarına, Hıristiyan kökenden gelmelerine rağmen, Hıristiyanlıktan tamamen farklı bir inanca ve felsefeye bağlanmalarına neden olan, onları sapkın ayinlere, kara büyü ritüellerine yönelten bir "kaynak" olmalıdır.

İşte bu kaynak, pek çok tarihçinin ortak görüşüyle, Kabala'dır.

Kabala, ansiklopedilerde veya sözlüklerde, Yahudi dininin mistik, ezoterik (batıni) bir kolu olarak tarif edilir. Bu tanıma göre, Kabala, Tevrat'ın ve diğer Yahudi dini kaynaklarının gizli manalarını araştıran bir öğretidir. Ancak konuyu biraz daha yakından incelediğimizde, karşımıza daha farklı gerçekler çıkmaktadır. Bu gerçeklerin bizi ulaştırdığı sonuç ise, Kabala'nın içine, Yahudiliğin temeli olan Tevrat'tan da önce var olan, Tevrat'ın vahyedilmesinden sonra Yahudiliğin içinde yayılan, "pagan" yani putperest kökenli öğretilerin de dahil edildiğidir.

Kabala hakkındaki bu ilginç gerçeği, yine ilginç bir kaynak, Türk masonlarından Murat Özgen Ayfer, Masonluk Nedir ve Nasıldır? adlı kitabında şöyle anlatır:

Ne zaman doğmuş ve nasıl gelişmiş olduğu tam ve kesin bir şekilde bilinmeyen Kabala, özellikle Yahudi dini ile bağlantılı olmak üzere, metafizik nitelikli, kendine özgü bir ezoterik sistemi olan bir gizemci felsefenin genel adıdır. Yahudi gizemciliği olarak benimsenmekle birlikte, içerdiği öğelerden birçoğu, aslında Tevrat'ın ortaya çıkışından çok daha eski bir tarihte oluşturulmuş bulunduğunu göstermektedir.4

Fransız tarihçi Gougenot des Mousseaux da, Kabala'nın içinde yer alan bazı inanışların aslında Yahudilikten daha eski olduğunu belirtmektedir.5

Yahudi tarihçi Theodore Reinach ise, Kabala'yı "Yahudiliğin damarlarına giren ve onu tamamen ele geçiren gizli bir zehir" olarak tarif eder. Salomon Reinach ise Kabala'yı "insan zihninin en kötü sapmalarından biri" olarak tanımlamaktadır.6

Yahudi kültürü içinde gelişen Kabala, aslında Yahudilik dışındaki kaynaklara dayanır. Kabala, Eski Mısır'daki ve Mezopotamya'daki pagan inançlardan doğmuştur.

Kabala'nın "insan zihninin en kötü sapmalarından biri" olarak görülmesinin nedeni, içinde yer alan bazı öğretilerin kimi kimseler tarafından "büyü" ile ilgili olarak kullanılmasıdır. Kabala, binlerce yıldır hemen her türlü büyü ritüelinin temel taşlarından birini oluşturmuştur. Kabala ile uğraşan bazı hahamların büyü gücüne sahip olduğuna inanılmıştır. Yahudi olmayan pek çok insan da Kabala'nın gizeminden etkilenmiş, bu öğretiyi kullanarak büyü ile uğraşmıştır. Ortaçağ'ın sonlarında Avrupa'yı saran, özellikle simyacılar tarafından benimsenen batıni (ezoterik) çalışmaların kökeninde de Kabala'nın büyük rolü vardır.

Kabala’nın karanlık dünyası

Yahudi tarihçi Theodore Reinach, Kabala'yı "Yahudiliğin damarlarına giren ve onu tamamen ele geçiren gizli bir zehir" olarak tarif eder. Salomon Reinach ise Kabala'yı "insan zihninin en kötü sapmalarından biri" olarak tanımlamaktadır. Modern Kabalistik çalışmalara ait olan bu resimler, Kabala'nın karanlık dünyasını yansıtmaktadır.

İşte garip olan nokta da buradadır: Yahudilik, Tevrat'ın Hz. Musa'ya vahyedilmesi ile doğmuş İlahi bir dindir. Ama bu dinin içine, din ahlakına uygun olmayan büyücülüğü temel uğraşı olarak benimseyen bir öğreti dahil edilmeye çalışılmıştır. Bu durum, üstte aktardığım yorumları doğrulamakta, yani Kabala'nın içindeki bazı ifadelerin aslında Yahudiliğe dışarıdan giren bir unsur olduğunu göstermektedir.

Peki nedir bu unsurun kaynağı?

Yahudi tarihçi Fabre d'Olivet bu soruya "Eski Mısır" cevabını verir. Fabre d'Olivet'e göre, Kabala'nın içindeki bazı ifadelerin kökeni Eski Mısır'a uzanmaktadır. Kabala'daki birtakım öğretiler, İsrailoğulları'nın bazı liderlerinin Eski Mısır'dan öğrendikleri, sonra da nesilden nesilden aktardıkları sözlü bir gelenektir.7

Masonlarla ilgili bilgileri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Şu bir gerçek ki ahir zamanda hem Tapınak Şövalyelerinin hem de Masonların Hz. Mehdi’ye tabii olduklarına da şahit olacağız. Bildiğiniz gibi Masonlarda, Hz. İsa’da, Hz. Mehdi’de duvarcı ustasıdır. Masonlarda yıllardır bir kurtarıcının geleceğini biliyorlar ve bu kişiyi heyecanla bekliyorlar. Hz. Mehdi tıpkı Hz. Süleyman gibi tüm toplulukları kendisine bağlayacak, hep birlikte yaşanacak gelişmeleri izleyeceğiz.

Kaynaklar:

1 Christopher Knight ve Robert Lomas, The Hiram Key, Arrow Books, 1997, s. 37
2 G. Delafore, The Templar Tradition in the Age of Aquarius; Christopher Knight, Robert Lomas, The Hiram Key, s. 37
3 C. Wilson, The Excavation of Jerusalem, Christopher Knight, Robert Lomas, The Hiram Key, s. 38
4 Murat Özgen Ayfer, Masonluk Nedir ve Nasıldır?, İstanbul, 1992, s. 298-299
5 Gougenot des Mousseaux in Le Juif, Judaïsme et la Judaïsation des Peuples Chrétiens, ss. 499 ,2. Baskı, 1886
6 Gougenot des Mousseaux in Le Juif, Judaïsme et la Judaïsation des Peuples Chrétiens, s.21, quoting Theodore Reinach, Histoire des Israélites, s. 221, ve Salomon Reinach, Orpheus, s. 299.
7 Fabre d'Olivet, La Langue Hébraïque, 1815, s. 28

Diğer Yazılarımız
Kabala ve Masonluk - Video 


Alıntı : Kaynak 

0 yorum:

Yorum Gönder